• Hızlı Erişim
  • Duyurular
  • Duyuru

    Dergimiz 11. sayıdan itibaren elektronik olarak yayın hayatına devam edecektir.



    Dergimizin makale kabul işlemleri DERGİPARK üzerinden gerçekleştirilmektedir. 



    Dergimizin 11. sayısı için makale kabulü başlamıştır.

    Makale Kabul Tarihi :  1 Nisan  - 15 Eylül 2020


  • Sayaç
  • Online Ziyaretçi : 23
    Bugün Toplam : 49
    Genel Toplam : 397938

SİYASİ YÜKÜMLÜLÜK OLMADAN ZIMNİ RIZA
(TACIT CONSENT WITHOUT POLITICAL OBLIGATION )

Yazar : James FURNER   Çeviren  Yunus BADAM
Türü :
Baskı Yılı : 2020
Sayı : 10
Sayfa : 133-161
    


Özet

‘Zımni Rıza’, uzun zamandır siyasi düşünceler tarihçilerinin ve siyasal felsefecilerin ilgisini çeken bir konu olmakla beraber, buna dair ince detaylar hala değerlendirilmemiştir. Kökeni Roma hukuk kavramındaki ‘Zımni irade beyanına’ dayanmaktadır. Bu kavramın açıklanması, ‘Zımni rıza beyanı’ olarak adlandırdığım yeni bir zımni rıza kavramının belirmesine olanak tanır. Zımni rıza beyanı, hem ortak akla dayanan görüşlerinin önemsizliğini hem de Hobbes'ın beyanındaki zayıflığı önler. Diğer çağdaş felsefi görüşlerin aksine, kurgulardan kaçınır ve niyetliliği yerine getirir. Ayrıca, daha radikal bir eleştiriyi gün yüzüne çıkarırken zımni rıza temelli siyasi yükümlülük teorisinin savunucuları tarafından sunulan iddia türlerinin anlaşılmasına da olanak sağlar. Zımni rıza temelli siyasi yükümlülük teorisi sadece uygulamada sınırlı değil, aynı zamanda savunulamaz niteliktedir.



Anahtar Kelimeler
Locke, Siyasi Yükümlülük, Sessizlik, Zımni Rıza

Abstract

'Tacit consent' has long interested historians of political thought and political philosophers, but its nuances nevertheless remain unappreciated. It has its roots in the Roman law concept of a 'tacit declaration of will'. Explicating this concept allows a new conception of tacit consent to be proposed, which I term the 'tacit declaration of consent'. The tacit declaration of consent avoids both the triviality of common sense views and a weakness in Hobbes' account. Unlike other contemporary philosophical accounts, it avoids fictions and meets the condition of intentionality. Furthermore, it also advances understanding of the sorts of claim offered by proponents of a tacit consent-based theory of political obligation, whilst facilitating a more radical critique. The tacit consent-based theory of political obligation is not simply limited in application, but indefensible. It unwarrantedly transposes onto tacit consent the potentially fictional character of declarations of will.



Keywords
Locke, Political Obligation, Silence, Tacit Consent

Adres :Erzurum Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü ERZURUM
Telefon :444 53 88 (2192) Faks :
Eposta :mustafa.bingol@erzurum.edu.tr

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri